Koronavirüs ve Eğitim Süreci Üzerine

Mayıs 28, 2020 0 Yazar: admin
Koronavirüs ve Eğitim Süreci Üzerine

Tüm Dünya geri dönülemez bir sürece girdi 2020 yılında. Samimi olayım. 2003 yılında Çin’de ortaya çıkan SARS virüsü gibi çok fazla yayılmadan ortadan kalkan bir süreç izleyeceğimizi düşünmüştüm. O yıllarda lise eğitimi görmekteydim ve bırakın ülkemizi, o yıllar Çin dahil hiç bir ülkede aksamaya yol açmamıştı bu virüs.

Önce Çin dışında bir kaç ülkede çok da önemsenmeyecek düzeydeydi hasta sayısı. Sonra İran ve körfez ülkeleri derken en son ülkemize kadar giriverdi. Şu an ise kontrol altına alınamayacak boyutta. Hastalığın bitişi konusunda ise çeşitli senaryolar üzerinde konuşuluyor; aşı, sürü bağışıklığı ve niceleri. Tek bilinen gerçek ise hastalığın somut bir tedavi yönteminin henüz bulunamadığı.

Eğitim, sağlık, turizm… Hiç bir sektör bu duruma alışabilmiş değil ve alınan önlemler geçici düzeyde. Aşağıda ülkemizde koronavirüs sürecinde eğitim düzeyinde yaşananları şematize olarak görebilirsiniz.

Görselde güncel sınav tarihlerine yer verilmemiş olsa da ülkemizin bu süreçte eğitimi kesintiye uğratmadığı, TV ve internet ortamlarında da olsa müfredatına devam ettiği görülmekte. Bu açıdan Dünya ülkeleri arasında eğitim alanında önemli bir yer edindiğimiz gerçeğinin asla unutulmaması gerek.

Asıl soru bugüne kadar yaptıklarımızdan ziyade bugünden sonra ne yapacağımız yönünde.

Öyle ki uzaktan eğitim ile öğrencilerine efektif bir şekilde en geniş katılımla ulaşan iki ülkeden birisi ve Dünya ülkeleri tarafından bu süreç takip edilmekte.

©meb.gov.tr

Yüz yüze eğitimin yerini hiç bir şekilde uzaktan eğitimle dolduramayız ancak yaşanan gelişmeler de göz önüne alındığında bu sürecin önümüzdeki yıllarda da bizimle olacağı gerçeği var. Bu durumda dijital süreçleri avantaja çevirmek aslında bizim elimizde. Bu konuda Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer‘e kulak vermemiz gerekiyor.

Covid-19 salgını tüm sektörleri etkilediği gibi eğitimi de derinden etkiliyor ve yeniden şekillendiriyor. Ancak yeniden şekillenen eğitim yöntemlerinin etkisi herkes için eşit gerçekleşmiyor. MEB, bu süreçte tüm birimleriyle senkronize bir şekilde eğitim, araştırma ve topluma hizmet boyutlarında oldukça aktif oldu ve dinamik davranabildi. Bununla birlikte, tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de okullar arası başarı farklarının boyutu bilinen bir gerçek. Uzaktan eğitimle öğrencilerin eğitimden kopmamaları ve yüz yüze eğitim başladığında telafi eğitiminin hızla yapılabilmesi için okulda hazır bulunuşluğun arttırılması hedefleniyor. Dolayısıyla uzaktan eğitim sürecinin bu farkları daha fazla arttırmaması için telafiye yönelik program hazırlıkları devam ediyor. Özellikle dezavantajlı okullardaki öğrencilere ve çeşitli imkânsızlıklar nedeniyle verimli bir uzaktan eğitim süreci geçiremeyen öğrencilere daha fazla ağırlık verecek şekilde destekleme ve yetiştirme kursları telafi eğitiminin ana merkezi olacak şekilde planlanma yapılıyor.

©meb.gov.tr

Bu açıdan bakıldığında enseyi çok da karartmamak gerek. Profesyonel bir yönetim sürecinde her türlü senaryolar biz ve geleceğimiz olan çocuklarımız için değerlendirilmekte ve bilimsel veriler ışığında kararlar alınabiliyor. Genel olarak düşündüğümüzde diğer ülkelerden hızlı ve efektif bir şekilde önlem alan bir sistemimiz olmakla birlikte teknolojik altyapımız ise bize avantaj sağlamakta.

Bu hastalığın dezavantajlarını bilimin ışığında avantajlara çevireceğimize inanıyorum ve Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk‘ün sözleriyle yazıma son veriyorum.

Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve her ulus kişisinin kafasına koyacağız. Bilim ve fen için kayıt ve şart yoktur.

27.10.1922, Bursa öğretmenlerine