2016 Yılında Bilim Dünyasında Neler Oldu?

2016 yılının ülkemiz ve dünyamız için pek hayırlara vesile olmadığı malum. En azından diyoruz, bu yıl bilim alanında yüzümüzü güldürecek gelişmeler yaşandı. İşte onlardan birkaçı:

Kütle çekim dalgalarının varlığı kanıtlandı: ABD Bilim Vakfı, Alman fizikçi Albert Einstein’ın Kütle Çekim Teorisi’nde bahsettiği dalgaları tespit ettiklerini açıkladı. Fizikçiler milyonlarca ışık yılı uzaklıkta iki kara deliğin çarpışmasının sesini duyduklarını ve kaydettiklerini duyurdu. Max-Planck Enstitüsü Çekim Fiziği Bölümü Direktörü Bruce Allen, kara deliklerden alınan sinyalin çekim dalgalarının doğrudan varlığı konusunda hiçbir şüphe bırakmadığını bildirdi.

4 Işıkyılı uzağımızda Dünya’ya benzer bir gezegen keşfedildi: Bilim adamlarının açıklamasında, yeni bulunan gezegenin, dünyaya benzediği ve güneşten çok daha küçük ve soğuk olan “kırmızı cüce yıldız” Proxima Centauri’nin yörüngesinde bulunduğu bildirildi. Uluslararası bilim adamlarının, Şili’deki La Silla Gözlemevi’nde hassas spektrometre kullanarak yaptığı keşifle ortaya çıkarılan ve “Proxima b” adı verilen gezegenin dünyanın 1,3 katı büyüklüğünde olduğu ve dünyadan 1,2 ışık yılı uzaklıkta bulunduğu bildirildi.

Dünya Go Şampiyonu bir bilgisayarla yaptığı mücadeleyi kaybetti. Google’ın 2014 yılında bünyesine kattığı DeepMind isimli yapay zeka geliştirme girişimi bugün tarihe geçecek bir başarıya imza attı. Mazisi 2500 yıl öncesine dayanan ve günümüzde oynanmaya devam eden en eski oyun olan Go‘yu oynamayı öğrenen yapay zeka, karşılaştığı ilk Go şampiyonunu rahatlıkla yenmeyi başardı.

Zika virüsünün insanlarda beynin normal gelişimini engelleyen mikrosefali hastalığına sebep olduğu kanıtlandı. “Son derece kritik” seviyede tehlike arz eden zika virüsü sivrisinekler aracılığıyla yayılıyor, dolayısıyla sivrisinek tarafından ısırıldığında bulaşıyor. Yine de son zamanlarda elde edilen bulgulara göre hastalığın cinsel ilişki yoluyla da bulaşıyor olabileceği sonucuna ulaşılmış.

Tek bir türü olduğu zannedilen zürafaların, dört farklı türe sahip olduğu tespit edildi. Birleşik Krallık’ta yaşayan bazı kızıl sincapların genlerinde, Orta Çağ’da insanlarda görülen cüzzam hastalığının izlerine rastlandı.

Tanzanya’da 1.5 trilyon litre hacme sahip helyum gazı rezervi keşfedildi.

Yunanistan’ın Zante adası kıyılarında kayıp bir su altı kenti bulundu.

Derin sularda yaşayan ve yavaş hareket eden 400 yaşında bir köpek balığı bulundu. 400 yaşında olan “Grönland köpek balığı” tüm zamanların en uzun süre yaşayan omurgalı canlısı oldu. Bu alandaki daha önceki rekor bir kutup balinasına aitti. Kutup Balinası yaklaşık 2 asırlık ömrüyle bu alandaki rekoru elinde tutuyordu.

Bazı primatların hâlâ sahip olduğu baculum, yani penis kemiğinin insanlarda tek eşliliğe geçişle kaybolmuş olabileceği düşünüldü. Baculum, bugün hâlâ çeşitli hayvanlarda bulunan bir kemiktir ve uzunluğu hayvan türüne göre bir milimetre ile bir metre arasında değişmektedir. Araştırmacılar, bunun sebebini insanların günümüzden iki milyon yıl önce tek eşliliğe geçmiş olmasıyla açıklıyor. Erkek ve kadın yalnızca birbirleriyle cinsel ilişkiye girdikleri için türün erkekleri arasındaki rekabet düzeyi azalıyor ve cinsel ilişki süresinin insan türü için pek bir önemi kalmıyor. Kısa süren cinsel ilişki, erkeklerin baculuma sahip olmasını gereksiz kılıyor ve insanların penis kemiği olmadan üreyebilmesine olanak tanıyor.

Önceden bilinen en büyük asal sayının yerini 22 milyon basamaklı 2^74,207,281-1 sayısı aldı. Central Missouri Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Curtis Cooper liderliğinde yapılan çalışmada, 2 rakamının kendisiyle 74 milyon 207 bin 281 kere çarpılıp 1 eksiltildiği, böylece en büyük asal sayının keşfedildiği bildirildi.

Kehribar içinde 99 milyon yıldır saklanan dinozor tüyü bulundu. Çinli bir paleontolog olan Xing Lida, Çin sınırları yakınında Myanmar’ın kuzeyindeki bir pazarda, kuyumcu tezgahında kayısı büyüklüğündeki bir kehribar buldu. Lida, CNN’e verdiği demeçte; “İçeriğin muhtemelen herhangi bir bitki olmaktan çok, theropod olan bir omurgalı olduğunu fark ettim.” dedi.

Plüton’un atmosferinin sandığımızdan daha yoğun ve daha soğuk olduğu keşfedildi. Ayrıca cüce gezegenin meşhur kalp şekilli alanının çevresinde pek çok farklı yeryüzü şekli olduğu kanıtlandı. Dünya’ya yakın noktalarda 3.2 -1.7 milyon yıl önce süpernova adı verilen yıldız patlamalarının yaşandığı tespit edildi. Çuri (67P/Churyumov-Gerasimenko) adlı kuyruklu yıldıza iniş yapan Philae, bir kuyruklu yıldıza inen ilk araştırma modülü oldu. Dünya’ya 320 ışık yılı uzaklıkta, üç yıldızlı devasa bir gezegen keşfedildi.

Dinozorların soyunun Dünya’ya çarpan bir meteor neticesinde değil, is ve duman yüzünden tükendiği düşünüldü. Londra gibi hava kirliliğinin üst dizeyde olduğu kentlerde bisiklet kullanmanın hava kirliliğinin sağlığa olumsuz etkilerini azalttığı kanıtlandı. Karbondioksitin taşa hapsedilebileceği keşfedildi.

Ozon tabakasındaki deliğin kapanmaya başladığı gözlemlendi.

 

 

 

 

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: