2015’de Bilim Dünyasından Heyecanlandıran Gelişmeler

bilimsel gelişmeler

Acısıyla tatlısıyla, sevinciyle hüznüyle bir yılı daha geride bıraktık. Bizler koca bir yılın ne çabuk geçtiğini yeni yılın şu ilk günlerinde konuşurken, aslında bir çok gelişmeye de tanık olduğumuzu unuttuk. 2015 yılına damga vuran  bilimsel gelişmeleri şöyle bir aklınıza getirmeye çalışın. Eminin aklınıza gazetede okuduğunuz bir ya da iki keşif ya da gelişme zor gelecektir. Oysa bilim adamları dünyanın dört bir yanında farklı alanlarda büyük keşiflere imza attı. Tabii ki bu keşiflerin büyük kısmının ortalama bir insanın hayatına doğrudan dokunabilmesi için yıllar geçmesi gerekiyor. Ancak bu minik minik adımlar sayesinde insanoğlu gelecek yıllara daha büyük bir güvenle bakabiliyor.İşte 2015’de gerçekleşen bilim ve teknoloji alanındaki gelişmeler…

  • Mars’ta su…

mars2015 yılı, bilim insanlarının Dünya dışında da suyun var olduğunu kabul ettikleri bir yıl oldu. Satürn’ün uydusu Enceladus’un buz yüzeyinin altında tüm küreyi kaplayan bir okyanus olduğuna dair yeni deliller bulunurken, Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) de, Mars’ta akan su olduğuna dair kanıtlar bulunduğunu açıklamıştı. Buna göre Mars’ta sıvı ve akışkan halde tuzlu su bulunmakta. Bu büyük keşif, Mars’ta hayatın en önemli parçalarından birinin bulunduğunu gösteriyor.

  • Dünya’ya benzer üç gezegen daha…


gezegenlerNASA’nın Kepler uzay teleskopu bu yıl yeni bir yıldız ve onun çevresinde üç yeni gezegen keşfetti. EPIC 201367065 isimli yıldız, Güneş’imizin yarısı boyutlarında. 150 ışık yılı mesafesinde bulunan bu yıldız, astronomlar tarafından gezegenlerin atmosferleri hakkında tahminlerde bulunulmasına olanak tanıyacak kadar parlak. Yıldız etrafında keşfedilen üç gezegen, Dünya’nın 2.1, 1.7 ve 1.5 katı boyutlara sahip.

  • Kuantum Dolanıklık teorisinde sona doğru…

kuantumBilim insanları son 50 yıldır Albert Einstein’in kuantum dolanıklık (Kuantum yasalarında iki ayrı parçacığın birbirine zıt şekilde davrandığı teori) alanındaki araştırmalarını sürdürüyor. Bilim insanları bu yıl kuantum dolanıklık teorisi araştırmalarında ilerleme sağladıklarını ve bu “ürkütücü” fenomeni çözmeye bir adım daha yaklaşıldığını açıkladı.

KUANTUM DOLANIKLIK TEORİSİ:  Dolanıklık teorisi evrende bulunan iki dolanık parçanın birbirlerine zıt şekillerinde eylemler sergilemesiyle ortaya çıkmış olan bir teori. “Kardeş” veya “bağlı” diyebileceğimiz bu iki farklı parçacık, birbirlerinden ne kadar uzakta olurlarsa olsunlar birisi saat yönünde döndüğü sırada diğeri saat yönünün tersi yönünde dönüyor.

 


  • Pentakuark parçacığının varlığı ispatlandı…

Aslında “pentakuark” parçacığının varlığı, 1960’lı yıllarda tahmin edilmişti ancak tıpkı Higgs Bozonu parçacığı gibi onun varlığı da onlarca yıl sonra kanıtlandı.

  • Kriminalde yeni düzen…

kriminalAvustralyalı bilim insanı Dr. Kang Liang’ın evi hırsızlar tarafından soyulduğunda eve gelen polisler, parmak izi toplama çalışmalarında bir kanıt elde edemedi. Bunun üzerine Dr. Liang, suç mahalindeki kanıtları toplamanın daha kolay bir yolu olması gerektiğini düşündü ve ürettiği ürünle cevabı buldu: Parlayan parmak izleri…Avustralya’da CSIRO Araştırma Tesisi’nde bir grup bilim insanıyla çalışan Liang, gözenekli yüzeylere de uygulanabilen ve siyah ışık altında 30 saniyeden kısa bir sürede parlak yeşil parmak izlerini gösteren bir sıvı geliştirdi.

  • Alzheimer ve felç tarihe karışıyor…

alzheimerAvustralyalı bilim insanları, fareler üzerinde yaptıkları deneylerde, alzheimer’a yakalanan farelerin hafıza fonksiyonlarının kaybolmasına neden olan “amyloid lekeleri”ni  ultrason kullanarak ortadan kaldırmayı başardılar.

Bu yıl fareler üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda fare beynine yeni hafızalar eklenmesi sağlandı. Ayrıca farelerin beyninde yer alan tüm bilgi ve hafızaların bilgisayar ortamına geçirilmesi yolunda önemli adımlar atıldı.

Öte yandan felçli Irvine, diğer beyin arayüzü mobilite çözümlerinden farklı olarak, bir dış iskelet kullanmadan, başına yerleştirilen EEG başlığı (Beyin dalgalarının izlenmesini için kullanılıyor) ve kaslarına yerleştirilen elektrodlar sayesinde, kendi ayakları üzerinde 3 metre 66 santimetre yürümeyi başardı.

  • Yeni bir insansı ırk: Homo Naledi

homonalediİnsanlığın evrimi, hala çok sayıda boşluk bulunan, tamamlanmamış bir resim… Ancak bu yıl Güney Afrika’da bir mağaranın derinliklerinde bulunan fosiller, aile ağacımıza sürpriz bir dal ekliyor.

Yüz, kafatası ve dişler bazı açılardan ilkel olsalar da H. naledi’yi Homo cinsi içine sokmaya yetecek modern özellikler taşıyor. Sanatçı Gurche kemik taramalarından bir kafa yaratmak için 700 saat harcamış, saç için de ayı kılı kullanmış.

  • Yapay organlarda yeni dönem ve Cyberg dokular…

ABD’nin Massachusetts eyaletinde çalışan bilim insanları, fareden elde edilen sinir ve damarları kullanarak etkin biçimde gelişebilen yeni organ elde ettiler. Yapılan testlerde hücre fonksiyonlarında bir anormallik görülmedi.

Bilimkurgu filmlerinde görmeye alışık olduğumuz cyborg’ler çok da uzak olmayan bir gelecekte çevremizde olacak. Bu sene Harvard Üniversitesi bilim insanları yarı insan-yarı makine dokular yaratmayı başardıklarını açıkladı. Bir bilgisayar tarafından kumanda edilebilen, yaşayan ancak çiplere bağlı olan bu doku gelecekteki insan yaşamını tümden değiştirebilecek bir güce sahip.

  • 30 yıl sonra ilk antibiyotik…


antibiyotikElimizdeki antibiyotiklerin eskisi kadar etkili olmadığı artık bilinen bir gerçek. Bakteriler tanımlanmış antibiyotiklere karşı kendilerini koruyabiliyor. Bu durumda yeni bir antibiyotiğin keşfedilmiş olması çok büyük bir öneme sahip. Northeastern Üniversitesi’nden Kim Lewis ve ekibinin, Alman ve İngiliz meslektaşlarıyla birlikte yürüttüğü araştırmada keşfedilen antibiyotiğin adı teixobactin.

 

Kaynak: Sabah, NTV

 

 

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: