Ramazan ve Cola sorunsalı…

Bir sene daha nasıl olduğunu bile farketmeden geçti, gitti. Önceki senelerde olduğu gibi bu sene de Ramazan yaklaşmaya başlar başlamaz cola reklamları da kitle iletişim araçlarında tekrar zirveye oynar hale getirilmeye başlandı. İster anı yaşatsın, ister o anların hepsini size sunsun, isterse sizi yaz festivallerine boğsun; eğer coladan vazgeçemem diyenlerdenseniz mutlaka bu yazıyı okumalısınız.

Cola ile ilgili birkaç efsane bilindiği üzere dolaşmaktadır ancak bu efsanelerden hangilerinin ne denli gerçek olduğu colanın tarifinin üretici firma tarafından açıklanmaması nedeniyle tam olarak bilinmektedir. Bu şehir efsanelerini şimdilik bir kenara bırakalım, bilim insanları colanın vücuda girmesiyle birlikte gösterdiği etkileri şöyle sıralamaktalar:

  • İlk 10 dakika: 1 bardak Cola içtiğinizde ilk 10 dakikada kanınıza 10 çay kaşığı kadar şeker girer. Bu, bir insanın tüketmesi gereken günlük şeker miktarının yaklaşık 100 katıdır ve normal şartlar altında ağır bulantı ve kusma şikayetleriyle doktora başvurmanız  gerekir. Ancak colanın içindeki fosforik madde bu bulantınızı baskılar.
  • İlk 20 dakika: Kanınıza giren yüksek miktardaki şeker, pankreasta insulin salgısını arttırır ve kan şekeriniz aşırı yüklenir. Bunun sonucunda da karaciğerde yağ olarak depolanır.
  • İlk 40 dakika: Kafeinin tamamı dolaşıma girmiş olur. Kan basıncı yükselir, karaciğerden daha fazla şeker yapılarak kana geçer ve kan şekeri tekrar yükselir.
  • İlk 45 dakika: Beyinde dopamin yapımı artar, mutluluk hissi başlar. Bu his sizi ileride cola bağımlısı yapacaktır.
  • 1 saati doldurmaya yakın damarlarınızdaki şekerin azalmasıyla ani bir açlık nöbetine girersiniz ve etraftaki tatlılara saldırırsınız.

Bu sıraladıklarım, bir kısır döngü şeklinde devam eder ve sonuç olarak bünyenizde insulin direnci gelişir, bel ve basenleriniz yağlanır (Bkz. Amerikan obezleri).

Gelelim cola ile ilgili şehir efsanelerine…

1. Senaryo:   Cola şirketleri ürünlerinin özütünü (yani tariflerini) saklamaktalar ve hala ürünlerinin içinde ne olduğu bilinmemekte…
Bununla ilgili Antalya’da mahkemeye başvurulmuş ve mahkeme coca cola adlı firmadan istediği formul için firma şu bilgiyi ibraz etmiş:

Şeker : %10.58 W/V

Fosforik Asit : 0.544 G/L

Kafein : 150 MG/L

Coca-Cola özütü : %0.015 W/V

Karamel : %0.11

Karbondioksit : 7.5 G/L

Yukarıdaki coca-cola özütünün ne olduğu açıklanmamıştır. Coladaki renklendirici;  kozmetiklerde, şampuanlarda, kırmızı elma sularında, şekerlemelerde ve diğer gıdalarda kullanılır; hassas ve asmatik bünyelerde alerjik reaksiyonlara sebeb olabilir. İşin özü colaya da isim veren Cochineal adlı bir böcektir.
cochineal

2. Senaryo: Colanın hizmet amacı tamamen Yahudi diasporası için çalışmaktadır. Öyle ki örneğin yandaki resimde reklamagördüğünüz reklam bunu kanıtlar niteliktedir. ‘Coca Cola iç, İsrail’i destekle! Amerikan ürünlerini destekleyerek, İsrail’e destek verin’.

Belçika’da, Sağlık Bakanlığı’nın bu ürünü içenlerde ciddi zehirlenmeler görüldüğünü ve bu içeceğin içerdiği maddeler nedeniyle alyuvarların eridiğini, dolayısıyla kansızlık meydana geldiğini bildirdiği cola Hindistan’da geçtiğimiz yıl tamamen yasaklandı; Letonya’da ise colanın okullardaki satışı tamamen, dışarıda ise çocuklara satışı yasaklandı. İşin kötü yanı colanın en büyük pazarı ise Türkiye gibi gelişmekte olan Müslüman ülkeler.

3. Senaryo: Colanın içinden çıkan çöp ve haşaratlar. Bu sene böyle vakalar Ankara başta olmak üzere ülkemizde görüldü ve ilgili cola firması hakkında açılan davalar sonuçsuz kaldı. Ancak videoları ise internette dolaşıyor:

Son olarak, cola içmemek için nedenler varken vazgeçemeyenlere, naneli şeker ve cola deneyini göstermek istiyorum. Bunun iftar sofrasında colayı indirdiğiniz boş midenizde yaşandığını düşünün ve kararınızı kendiniz verin. Ben 3 senedir cola içmiyorum ve birşey kaybetmediğimi düşünüyorum. Ya siz?

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: