Dünyadaki açlık gerçekten sona erdirilebilir mi?

Her ramazanda hayatımıza giren Dünya’daki açlık her ne hikmetse ramazan ayı dışında hiç gündeme alınmamakla birlikte açlıkla ilgili herkesin kendine göre bir teorisi bulunmakta ve kendince “şöyle olsaydı açlık biterdi” diye laf kalabalığı yapılmakta; ancak söz konusu insanların kendi mutfaklarındaki yanlışlarına ya da israflarına gelince herkes farklı bir Polyanna’ya dönüşmekte ve bu sefer de savunma teorilerine dönülmektedir. İşte bu nedenle bugünkü yazımda, insanlığın en büyük sorunu (bana göre) olan açlığı ele almak istedim ve bilim insanlarının “Açlık neden bu kadar yaygın?” sorusuna yanıt aranırken karşılaştıkları yanlışları açıklayan araştırma sonuçlarını sizlerle paylaşacağım.

aclik_afrika_54

ABD’deki “Besin ve Kalkınma Politikaları Enstitüsü” uzmanları, yıllardır açlığa neden olarak ‘kaynak yetersiz, nüfus çok fazla, çözüm serbest piyasada’ açıklamaları yapan çevreleri yalanladı. Uzmanlara göre inanılan yanlışlar ise şu şekilde:

  • YANLIŞ-1: Ortada yeterince yiyecek yok…
    » Gerçek: Dünyada, her insana günde 3.500 kalori sağlamaya yetecek miktarda buğday, pirinç ve diğer hububat türleri yetiştirilmektedir. Tüm dünyada, her insanın günde en az 2 kilo yiyecek alabileceği yeterlilikte gıda maddeleri mevcuttur. Sorun, çok sayıda insanın ortada olan besin maddelerini alamayacak kadar yoksul olmasıdır.
  • YANLIŞ-2: Kıtlıktan doğa sorumlu…
    » Gerçek: Suçu doğaya atmak işin kolay yoludur. Parasal gücü yetenler için yiyecek her zaman vardır. Güç dönemlerdeki açlık, yalnızca en yoksulları vurmaktadır. Benzer biçimde, Amerika’da birçok evsiz kişi kışın soğuktan ölmektedir; ama bunun asıl sorumlusu hava koşulları değildir.
  • YANLIŞ-3: Nüfus çok fazla…
    » Gerçek: Hızlı nüfus artışı bugün birçok ülke için sorun olmaya devam etse bile, nüfus fazlalığı hiçbir yerde açlığın nedeni olarak gösterilemez. Nüfusu fazla ve açlık çeken bir ülke olarak Bangladeş’i gösterenlere, besin kaynakları çok bol olduğu halde gene açlığın yaşandığı Nijerya, Brezilya veya Bolivya gibi ülkeler örnek verilebilir.
  • YANLIŞ-4: Çevre mi, daha çok besin maddesi mi?
    » Gerçek: Çevre krizinin besin maddeleri üretebileceğimiz kaynakları azalttığı bir gerçektir; ancak, çevre ile besin gereksinimleri arasında birbirini dışlayan bir tercih kaçınılmaz değildir. Çevre krizine yol açan, açların beslenmelerine yönelik çabalar değildir.
  • YANLIŞ-5: Çözüm yeşil devrimde…
    » Gerçek: Yeni tohumlar sayesinde her yıl milyonlarca ton daha fazla hububat hasadı yapılmaktadır. Ancak, dar anlamda üretim artışı üzerinde odaklanılması, açlığı ortadan kaldıramaz; çünkü üretim artışı, fazladan besin maddelerini kimlerin satın alabileceğini belirleyen ekonomik güç dağılımını değiştiremez.
  • YANLIŞ-6: Büyük çiftlikler gerekiyor…
    » Gerçek: En verimli toprakları ellerinde bulunduran büyük toprak sahipleri genellikle bu toprakların büyük bölümünü atıl bırakmaktadırlar. Adil olmayan sistemler yüzünden tarıma elverişli topraklar en verimsiz üreticilerin elinde kalmaktadır. Buna karşılık küçük çiftçiler dönüm başına 4-5 kat daha fazla ürün elde etmektedirler.
  • YANLIŞ-7: Serbest piyasa açlığa son verebilir...
    » Gerçek: Ne yazık ki “devlet kötüdür, piyasa iyidir” türü formüller açlığın nedenlerine hiçbir zaman inemez. Dünyadaki her ekonomi, kaynakların tahsisinde ve malların paylaşımında bu ikisini bir biçimde kaynaştırır.
  • YANLIŞ-8: Çözüm serbest ticarette…
    » Gerçek: Üçüncü dünya ülkelerinin çoğunda, ihracatta patlama yaşanırken açlık sorunu aynı kalmış veya daha da ağırlaşmıştır. Brezilya’dan yapılan Japonya ve Avrupa’daki hayvanların beslenmesine yönelik soya fasulyesi ihracatı patlama yaşarken, bu ülkedeki nüfusun üçte birini etkileyen açlık, bu kez üçte ikisini pençesi altına almıştır.
  • YANLIŞ-9: İnsanlar o kadar aç ki, hakları için mücadele edemiyor…
    » Gerçek: Yoksullar gerçekten edilgen olsalardı, aralarından pek azı hayatta kalabilirdi. Meksika’nın Chiapas eyaletindeki Zapatistalar‘dan Hindistan’daki köylü hareketine kadar tüm dünyada, insanların yok yere acılara katlandıkları her yerde, değişim için hareket başlamıştır ve yol almaktadır.
  • YANLIŞ-10: Daha çok ABD yardımı açlara yarar sağlar…
    » Gerçek: ABD yardımlarının çoğu, doğrudan doğruya açların aleyhine sonuçlar vermektedir. Hükümetler yalnızca elit kesimlere duyarlı davrandıklarında, bizim yardımlarımız yalnızca aç insanlara ulaşmamakla kalmaz, ayrıca onlara karşı güçleri de harekete geçirir. Yaptığımız yardımlar, serbest ticaret ve serbest piyasa politikalarını dayatmak, besin maddeleri üretimi yerine ihracatı artırmak ve baskıcı hükümetlerin işbaşında kalmak için gereksindikleri silahları sağlamak için kullanılmaktadır.
  • YANLIŞ-11: Onların yoksulluğundan biz yarar sağlarız…
    » Gerçek: Amerikalıların büyük çoğunluğunun esenliği açısından en büyük tehdit, açların durumunun düzelmesi değil, yoksulluğun sürmesidir. Üçüncü dünyaya dayatılan yoksulluk, şirketler ABD dışında ucuz emek arayacaklarından ABD’deki işleri, ücretleri ve çalışma koşullarını tehlikeye düşürür.
  • YANLIŞ-12: Özgürlükleri kısmak gerek…
    » Gerçek: Özgürlüğün açlığa son verilmesiyle bağdaşmazlığını ortaya koyan kuramsal veya pratik hiçbir gerekçe yoktur. Eğer özgürlük zenginlikleri sağlayan malların sınırsız biçimde biriktirilmesi ve bu birikimin kim nasıl isterse öyle kullanılması olarak anlaşılırsa, o zaman bu anlayışın açlığa son verilmesi amacıyla çeliştiği söylenebilir.

Peki, durum böyle iken neler yapılabilir?

7jjjw_aclik-siniri-memursen-bursaArtan nüfus ve yeryüzünde tarıma elverişli toprakların sınırlı oluşu gibi faktörler dikkate alındığında, açlık sorununun çözümü için son zamanlarda önerilen çıkış yollarının başında bio-teknoloji gelmektedir Bio-teknolojik yöntemlerle, kendi türü dışındaki bir türden gen aktarılarak belirli özellikleri değiştirilmiş bitki, hayvan ya da mikroorganizmalara genel olarak Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) adı verilmektedir.

Gen teknolojilerinin dünyanın hızla artan nüfusunun açlık problemine çözüm olacağı gerekçesiyle, ABD başta olmak üzere bazı ülkeler GDO’lu tarımın yaygınlaşmasını desteklemekte, bazı ülkeler ise GDO’nun yan etkilerini düşünerek buna karşı çıkmaktadır Bio-teknolojinin günümüzde en çok kullanıldığı alanlardan biri bitki ıslahı olup, transgenik tohum kullanılarak sırasıyla en çok mısır, soya, pamuk ve kanola üretilmektedir

şeylerAçlık sorununun çözümü de, öteki tüm sorunlarda olduğu gibi, nedenlerin ortadan kaldırılmasına bağlıdır Sorunun nedenleri arasında küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliği ve kuraklık gibi, mücadele etmesi kolay olmayan, tek tek ülkelerin gücünü aşan, uluslararası kolektif çabalar gerektiren sorunlar olduğu kadar; kabile savaşları, iç çatışmalar, ülkeler arası savaşlar, kaynak israfı, silahlanma yarışı, içe kapanma ve korumacılık politikaları gibi nispeten daha kolay çözüm bulunabilir meseleler de bulunmaktadır.

Belirli bölgelerde kuraklığa neden olduğu için tarımsal üretimde düşüşlere yol açan küresel ısınma sorunuyla mücadele bağlamında, uluslararası iş birliği şart olup, Kyoto Protokolü dahil, sera etkisi yaratan gazların salınımını sınırlayan tedbirler titizlikle uygulanmalıdır Bunun yanı sıra, ülke içi ve ülkeler arası savaşları en aza indirecek barışçı, özgürlükçü, hoşgörülü, dışa açılmacı, serbest ticaretçi ve komşularıyla iyi geçinmeyi ve uluslararası iş birliğini öğütleyen siyasi, iktisadi, dini, ahlaki, kültürel değerler ve öğretiler üzerinde ısrarla durulmalı, yeni nesiller daha barışçı bir dünya idealine dayalı yeni bir zihniyetle yetiştirilmelidir.

Meraklısına: Dünya Açlık Haritası

aclik1

Kaynakça: “12 Yanlış Mit”; Luis Esparza, Frances Moore Lappé, Joseph Collins ve Peter Rosset.

Share

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: