Bakterilerimiz ve Biz…

Teknolojiden, yaşamdan, dünyamızdan bahsedip de sağlığa da bu blogda yer vermemiş olsaydım, tam anlamıyla “FEN”e hizmet etmeye çalıştığımdan bahsedemezdik. Bugünkü yazımda da her ne kadar birçoğunuzun içini açmayacak olsam da yine de öğrencilerim için faydalı bilgiler vermeye çalışacağım.

Şöyle ki… Bilindiği üzere, insan vücudu muazzam sayıda mikroorganizma barındırır. Hatta, vücudumuzda bulunan bakteri sayısı toplam hücre sayımızdan yaklaşık on kat daha fazladır. Örneğin, vücudumuzdaki tahmini hücre sayısı yaklaşık 10 trilyonken, insan vücudunda yaşayan bakterilerin gen haritasını çıkarmayı amaçlayan ‘İnsan Mikrobiyom Projesi’ kapsamında yapılan araştırmalar vücudumuzun 100 trilyona yakın bakteri barındırdığını açıkladı. bakteri

Şüphesiz ki bu küçük canlıların varlığı sağlığımız için büyük önem taşıyor. Yiyeceklerin sindirimi, bazı vitaminlerin sentezi/emilimi ve metabolik enerji üretimi gibi fizyolojik süreçler için bu mikrobiyal organizmalara ihtiyacımız var. İnsan vücuduna oldukça adapte olmuş bu bakteriyel floranın bozulması ise metabolik hastalıklara, düşük/yüksek dereceli enflamasyona, obeziteye ve hatta depresyona yol açabiliyor.

Olaya şu yönden bakalım: “Bağırsak bakterileri insanlar için yararlı olan çeşitli işlevleri vardır.” Bunlar arasında sindirilemeyen gıdaların parçalanıp emilmelerine yardımcı olmak, hücre büyümesini teşvik etmek, zararlı bakterilerin çoğalmasını baskılamak, bağışıklık sisteminin yalnızca patojenlere cevap vermesini sağlamak ve bazı hastalıklara karşı korumak sayılabilir:

  •  Karbonhidrat fermantasyonu ve emilimi: Bağırsak florası olmazsa insan vücudu yediği karbonhidratların bir kısmını sindirip kullanamaz, çünkü polisakkaritlerin sindirimi için gerekli enzimler ancak bazı bağırsak bakterilerinde bulunmaktadır. Steril bir ortamda büyüyen ve bağırsak florası olmayan kemirgenler, normal hayvanlara kıyasla aynı kiloda kalabilmek için %30 daha fazla yemek zorunda oldukları gösterilmiştir. Bakterilerin yardımı olmadan tamamen sindirilemeyen bileşikler arasında bazı karbondidrat (nişasta gibi), oligosakkarit, ve şeker (laktoz gibi) ve alkoller, bağırsak mukozası ve dökülen bağırsak epitel hücrelerinin proteinleri bulunur.bilim-dunyasinin-uzmanlari-bakteriler_591x270Bakteriler fermente ettikleri karbonhidratları kısa zincirli yağ asitlerine  dönüştürüler. Bunlar konak hücreler tarafından kullanılarak insan ünemli bir enerji kaynağı oluştururlar. Ayrıca bu yağ asitleri bağırsağın su emme kapasitesini artırırlar, bazı zararlı bakterilerin sayısın azaltır ve hem bağırsak hücrelerinin hem de yararlı bakterilerin büyümesini artırılar. Yağ asitleri arasında asetik asit, propionik asit ve butirik asit bulunur. Fermantasyon sonucu laktik asit gibi organik asitler ve gazlar da oluşur. Bu organik asitler vücut tarafından kullanılıp enerji üretiminde kullanılırlar.
  • Bağışıklık: Bağırsak bakterileri konağın bağırsak ve sistemik bağışıklık sistemine sürekli etki ederler. Bağırsak mukozasındaki bağışıklık sisteminin hem erken gelişiminde hem de hayat boyunca işleyişindebakteriler bakterilerin anahtar bir rolü vardır. Bağırsak mukozası yakınında yer alan lenf dokularını stimüle ederek patojenlere karşı antikor üretmelerini sağlarlar. Bağışıklık sistemi yararlı bakterilere dokunmayıp zararlılara karşı mücadele verir.Bir bebek doğar doğmaz sindirim sistemine bakteriler yerleşir. İlk yerleşen bakteriler bağışıklık tepkisine etki edip kendilerinin konağa ait olarak tanımlanmalarını sağlarlar. Dolayısıyla ilk bakteriler kişinin florasının içeriğini hayatı boyunca belirlerler. Ancak, bebek sütten kesilince bağırsaklardaki bakteri karışımı çoğunlukla seçmeli (fakültatif) aeroblardan çoğunlukla zorunlu anaeroblara değişir.
  • Alerjilere engel olma: Bakterilerin alerjilere, yani bağışıklık sisteminin zarasız antijenlere karşı aşırı tepki göstermesine, engel olduğu da gösterilmiştir. Bebek ve küçük çocukların floralarının incelenmesinde görülmüştğür ki alerjisi olanlar veya daha sonra alerji gelişterenlerin bağırsak florasında C. difficile ve S. aureus gibi zararlı türlerin olma olasılığı daha yüksek, Bacteroides and Bifidobacteria sayıları ise daha düşüktür. Bu gözlemin bir açıklaması bakterilerin bebeklikte bağışıklık sistemini eğittiklerinden dolayı, eğer bu bakteriler zamanında eksikse bunun sonucu az eğitilmiş bir bağışıklık sisteminin antijenlere aşırı tepki gösterebileceğidir. Ancak flora farkını alerjilerin bir nedeni değil bir sonucu da olabilir.

Antibiyotiklerin etkisi

Geniş spektrumlu antiyotik kullanımı ile bakterilerin sayısının azaltılması, konağın sağlığına ve onun gıdaları sindirme yeteneğine etki etmektedir. Antibiyotikler, bakteriyel hastalıkları iyileştirmek amacıyla alınınca veya, farkında olmadan, antibiyotikle beslenmiş hayvanların etini yeyince, bağırsak florasına zarar veririrler. Bağırsakları tahriş ederek, bağırsak florasına etki ederek veya patojen bakterilerin çoğalmasına fırsat vererek ishale yol açabilirler. Antibiyotiklerin bir diğer olumsuz etkisi, antibiyotiğe dirençli bakterilerin sayılarının artmasına neden olmalarıdır.

sut-ve-sut-urunleriBağırsak florasındaki bakterilerin sayı ve türlerini değiştirmek, vücudun karbonhidratları fermente etme ve safrayı metabolize etme yeteneklerini azaltarak ishale yol açabilir. Yerli bakterilerin azalmasının bir diğer etkisisi zararlı bakterilerin çoğalmasına neden olmaktır.

Antibiyotik kullanımı dışında nedenler de bağırsak florasının değismesine neden olabilir. Bunlar arasında bağırsak iskemisi, yemek yememek, ve bağışıklık yetersizliği sayılabilir.

Probiyotikler

Bağırsak florasının yokluğunun olumsuz etkilerine karşın besin yoluyla yararlı bakterilerin (probiyotik katkıların) alınması bağırsaktaki normal dengeyi düzeltip sağlığın düzelmesinde rol oynayabilmektedir. Ayrıca, probiyotik olarak adlandırılan, bakteri içermeyen ama yararlı bakterilerin çoğalmasına yardımcı olan beslenme katkı maddelerinin de faydalı olduğu iddia edilmektedir.

Kaynaklar:

Björkstén B, Sepp E, Julge K, Voor T, and Mikelsaar M. 2001.Allergy development and the intestinal microflora during the first year of life. Journal of Allergy and Clinical Immunology, Volume 108, Issue 4, Pages 516-520.

Vedantam G and Hecht DW. 2003. Antibiotics and anaerobes of gut origin. Current Opinion in Microbiology, Volume 6, Issue 5, Pages 457-461.

Share

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: