Bu yaz “Yıldız Şöleni”ne hazırlıklı olun…

Malum yaz ayları geldi çattı, doğayı mahvettiğimiz için beton yığınları arasında sıcaklardan bunalan biz insanoğlu da açık hava aktivitelerine bu sene daha erken başlayacak gibiyiz. Bol yıldızlı gecelerde belki sevdiğimizle birlikte yıldız kaymalarını gözetlemeye, hatta bunla yetinmeyip nefsimizin elverdiğince dilekler tutmaya başlayacak, belki de gördüğümüz doğa mucizesine birçok mitler yükleyeceğiz.

Elbette ki, yıldızlarla bezenmiş bir gökyüzünü izlemenin insanda yarattığı o mükemmel duygunun tarifi mümkün değildir. Hele bir de kayan bir yıldızın öldüğü ve ölmeden önce onu görüp dilek dileyenlerin arzularını gerçekleştirdiğine inanılır. Ancak bilim, romantik duygularımızı hiç önemsemeden gerçekleri tüm çıplaklığı ile yüzümüze çarpar. Bu durumda, yıldız kayması olarak bilinen olayın yıldızlarla hiçbir ilgisinin olmadığını öğrenmek, umarım sizleri hayal kırıklığına uğratmaz.

Konuya değinmeden kısaca bir önbilgilerinizi tazeleyeyim. Geceleri gökyüzünde gördüğümüz her parıltı yıldız mıdır? Bunun için sizleri aşağıdaki tabloyla  neyin yıldız, neyin gezegen ya da uydu olduğu konusunda bilgilerinizi tazeleyeceğim:

Tablo: Yıldız, gezegen ve uydu ayırımı (Kaynak: fenbilimleri.org)

Konuyu kısaca açarsak, aslında yıldızlar dünyadan milyarlarca kilometre ötedeki uzak güneşlerdir. Sadece Samanyolu Galaksisinde bizim Güneş sistemimiz gibi “yüz milyarlarca” güneş (yıldızlardan) vardır. Ancak Samanyolu keşfettiklerimiz arasında oldukça küçük bir galaksidir, öyle ki bazı galaksiler bin tane Samanyolu’nu içinde barındırır. Bazı galaksilerde birkaç trilyon yıldız (güneş) vardır. Düşünün artık Dünyamız ne kadar büyük (Bkz. aşağıdaki resim). Aslında başka bir gün de buna değinsek fena olmaz sanırım. 🙂

Bu yaz "Yıldız Şöleni"ne hazırlıklı olun...
Dünyanın Samanyolu üzerindeki konumu…

Velhasıl gelelim konumuza… Düşünün ki bir yıldız kaysın ve onla yetinmeyip dünyadan da gözlenebilsin. Onla da yetinmesin ve bu olay bir gecede onlarca kez gerçekleşsin. Böyle bir olayın olması kainatın tüm dengeleri üzerindeki etkisi nasıl olurdu acaba?

Aslında gerçek öyle değildir. Güneş sistemimizin içinde Güneş ve gezegenlerin çekim kuvvetleri arasında, bir oraya bir buraya gezinen sayısız göktaşı vardır. Göktaşları uzayda ilerleyen katı kütlelerdir ve bu kütleler zaman zaman atmosferden de geçerler. Atmosfere girdiklerinde havanın yüzeylerine dokunmasından kaynaklanan parlak bir ışık saçtıkları için onları görebiliriz. Atmosfere girdiklerinde yanan ve çoğunlukla yok olan göktaşlarına meteor denilirken bunlardan yere ulaşmaya başaranlara da meteorit denir. Dünyaya her gün binlerce göktaşı düşer ancak dünyanın büyük çoğunluğu suyla kaplı olduğundan genelde deniz ve göllere düşer. Ancak,dünyanın birçok yerinde de, karalar üzerinde meteorların yol açtığı izler ve çukurlar vardır.

Ülkemizde rastlanan en büyük göktaşı, 25 kg olup Domaniç yaylasında bulunmuştur. Dünyada bilinen göktaşlarının en büyüğü ise,güneybatı Afrika’da Grootfentein’de bulunan göktaşıdır ve kütlesi 80 ton kadardır.

Dünya üzerindeki son vak’a da hatırlayacağınız üzere Doğu Rusya’da geçtiğimiz aylarda meydana gelmiş ve yere düşen göktaşının şok etkisi yüzlerce insanın yaralanmasına ve bir çok binada maddi hasara neden oldu.

Geçtiğimiz yıl Aralık ayında ise benzer olay Ordu’da gerçekleşmişti.

Bu yaz şölene hazırlıklı olun…

Bu yaz özellikle ağustos ayında gecelere yıldız yağacak diyebiliriz. Aslında yağan meteor olacak ancak bizler tüm insani iştahımızla buna anlamlar yüklemeye devam edeceğiz. Saatte 50 yıldızın atmosfere gireceği gökyüzü şöleni, 12-13 Ağustos tarihlerinde Ankara Üniversitesi Rasathanesi’nin şehir ışıklarından uzaktaki İncek yerleşkesindeki etkinliklerde de izlenebilecek. Yani, demem o ki, eğer bu şöleni kaçırmak istemiyorsanız kendinize ufak bir yerleşim/ kamp yeri ayarlamanızda ya da şehrin ışıklarından olabildiğince uzaklaşmanızda yarar var!

Meraklısına da ekstra not: Her ne kadar Ankara Üniversitesi rasathanede etkinlik planı yapsa da bu şöleni izlemek için ne bir teleskoba ne de başka birşeye ihtiyacınız var. Yeterki gökyüzü açık, bulunduğunuz çevre karanlık olsun. Ya da “havalar nasıl olursa olsun, yeter ki sizin havanız güzel olsun”

Share

Bu yaz “Yıldız Şöleni”ne hazırlıklı olun…” için 3 yorum

  • 29 Mayıs 2013 tarihinde, saat 19:57
    Permalink

    Güzel bilgilendirme

  • 10 Haziran 2013 tarihinde, saat 00:34
    Permalink

    teşekkürler .)

  • Geri bildirim: Uzay yolu açıldı: Siz de bir mesaj yollayın! | Öğretmenimin Günlüğü

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: